fbpx

Öğrenme Hakkındaki Doğru Bildiğimiz Yanlışlar

Burada bazı ironilerden bahsedeceğiz: Öğrenme hakkında doğru zannettiğimiz fakat aslında yanlış olan birçok bilgi var. Peki hala doğru olarak kabul ettiğimiz bu yanlışlar hangileri?

Yanlış 1:En iyi öğrenme hareketsizken gerçekleşir

Gerçekte beynimizin zinde kalması için sürekli hareket halinde bulunmaya ihtiyaç duyarız. Bu nedenle eğer vestibular(hareket) sistemimiz ve duyularımız yeteri kadar canlı değilse kesinlikle harekete ihtiyacımız var demektir.

Yanlış 2: Odaklanmak tamamen senin elinde

Beyin olağanüstü bir yapıda olmasına rağmen, biliyoruz ki güçlü bir odaklanmayı sadece tek bir nokta üzerinde gerçekleştirebilir.

Örnek vermek gerekirse: Grip olduğunuzda veya başınız ağrıdığında konsantrasyonunuzun nasıl bozulmaya başladığını bilirsiniz.

Bu tıpkı ilkel beyin gelişimini tamamlayamayan insanların durumuna benzer. İlkel beyin tam olarak gelişmediği zaman beyin -sabah, öğle akşam- temel yaşamsal ihtiyaçlara odaklanmakla meşgul olur. Bunun dışındaki herhangi bir şeye dikkatini vermekte çok zorlanır. Hatta bu insanlar dışarıdan, dikkatli olarak bildiğimiz diğer insanlara nazaran çok daha konsantrasyon içinde gibi görünürler.

Bu nedenle aslında odaklanmak tamamen bizim elimizde değildir.

Yanlış 3: IQ değişmez.

Bütün bir gece uyanık kaldığınızı ve içmiş olduğunuz medikal bir ilacın yan etkisi nedeniyle de başınızın döndüğünü varsayın. Bu haldeyken size bir IQ testi yapılmış olsun. Sonucunuzun bu olumsuzluklardan etkilenmeyeceğini düşünür müsünüz? Tıpkı bunun gibi ilkel beyin gelişimini henüz tamamlayamayan çocuklara IQ testi yaptırdığımızda doğru sonuçlar alamayabiliriz. Çünkü beyinleri, işlevini yerine getirmede henüz yetersiz kalmaktadır. Korteks bölgesi,  beynin otomatik olarak yapması gereken işlevleri telafi etmekle meşgul olur.

Ancak insanlar bu durumu bilemediklerinden IQ testi sonuçlarının sabit olduğuna inanabilirler. Örnek olarak;Brain Highways’te çocuklarının IQ sonuçlarının çok düşük olduğunu öğrenince harap olan bir çok ebeveynle beraber çalışılmıştır. Bu çocuklardan ilkel beyin gelişimlerini tamamlayanları tekrar IQ testine alındığında sonuçlar çok daha yüksek çıkmıştır. Hatta bazılarındaki yükselme neredeyse 30 puan civarındadır.

Yanlış 4 : Öğrenme kapasitesi kişilere göre değişmez

Her insanın kendine sunulan bilgiden alabileceği pay farklıdır. Bazen öyle bir an gelir ki eğer o an mola verilmezse beyninizin tek bir bilgiyi dahi artık alamayacağını düşünebilirsiniz. Hatta bazıları kendisine aktarılan bilgiler sırasında, daha birkaç dakika içerisinde, kendisini bir bilgi yığınına toslamış gibi hissedebilir. Uzun süre konsantre olabilme becerisine sahip kişiler, konsantrasyonu çabuk tükenen kişilerin kapasitesinin bu kadar düşük olabileceğine inanmıyorlar. Ancak ilkel beyin gelişimimiz ve ilkel refleks becerilerimiz henüz tamamlanmamışsa öğrenmeye çaba sarf etsek de karşılaşacağımız problem öğrenme kapasitesinin düşük oluşu olur.

Yanlış 5: Öğrenme doğrusal olarak gerçekleşir.

Eğitim müfredatları, çoğu öğrencinin önce “A” yı sonra “B” yi ve daha sonra da “C” yi öğrenmesi gerektiği şeklinde dizayn edilmiştir. Ve bu şekilde ilerleme gösteremeyen öğrenciler başarısız olarak görülürler.

Ancak gerçekte öğrenme, daha önce bulunduğumuz noktaya tekrar döndüğümüz, periyodik bir döngü içerisinde gerçekleşir. Öğrenme sürecinde, önemini kendimizin de gözlemleyebileceği bu periyodik yöntem yaklaşımı oldukça mühimdir. Bu yöntemde daha önce öğrendiğimiz bilgilerin üzerinden tekrar geçerek daha derin bir bilme seviyesine ulaşırız. İlk başta gözden kaçırmış olduğumuz bilgileri tekrar özümseme fırsatı yakalarız.

Yanlış 6: Hata yapmak kötüdür.

Hata yapıldığında sert eleştirilerde bulunan kişiler, beynin öğrenmeyi nasıl gerçekleştirdiğini anlamamış demektir. Örnek; beyin bir işlevi yerine getirmek için azıcık zorlandığında bile bir çok miyelin kılıf(nöronları sararak bilginin daha hızlı geçiş yapmasını sağlayan bir madde) üretir. Ve tabi ki öğrenme süreci içerisinde hatalar görülebilir. Fakat bu hatalar, bir şeyi doğru öğrenmenin ilk adımlarını oluşturur.

Peki aslında yanlış olan tüm bu bilgilerin doğru olduğuna inanmamızın bize ne gibi bir etkisi olur? Aslında oldukça fazla… Örnek olarak; kendimizi tembel, aptal ve bir işe odaklanamayan birisi olarak görürüz. Bu nedenle öyle olmasak bile öğrenme için iyi bir kapasiteye sahip olmadığımızın sonucuna varırız. Bundan dolayı da nasıl başarılı olabileceğimize ilişkin hayallerimizden vazgeçeriz, üretkenliğimizi yitiririz. Ve üretkenliğimiz tükendiğindeyse doğuştan sahip olduğumuz özel yeteneklerimizi ve değerlerimizi başkalarıyla paylaşmaya özlem duymayız.

Bu nedenle belki de öğrenme hakkındaki yanlış bu tabuları yıkmanın tam zamanıdır, dünyanın gerçekleri bilmesine izin verin.

 

 

Leave a Reply


Başvuru Formu