fbpx

Eğitimdeki Sorun: İmkân Yetersizliği

Çoğu öğretmen, normal ders programının dışındaki saatlerini de harcıyor ve öğrencilerini daha iyi motive etmenin, derse daha çok bağlanmalarını sağlamanın ve onlara daha iyi öğretmenin yollarını bulmak adına hayaller kuruyor. O halde öğretmenler bu kadar çok çabalıyorlarken öğrenciler arasındaki başarı uçurumunun başka bazı sebepleri de olmalı.

Öğretmenler öğrencileri, aileleri veya müdürleri suçluyorlar. Aileler ve öğrenciler öğretmenleri suçluyorlar. Müdürler sosyal medyayı suçluyorlar. Vesaire, vesaire… Bütün söylentilerin ve hayal kırıklıklarının tam ortasında cevapsız kalan tek bir soru var: Öğrencilerimiz başarısız olduğunda hatalı olan kim? Bu soru, insanların diğerini işaret etmesine ve suçu bir sonraki sorumluya atmasına imkân sağlamaktan öteye gitmiyor. Gerçekte ise sosyo-ekonomik durumun diğer faktörlere nazaran okul başarısında en önemli faktör olduğu görülüyor. Bu nedenle görünen o ki, eğitim sorunumuzdan çok maddi yetersizlik sorunumuz var.

Yaklaşımımızı Nasıl Değiştirebiliriz?

 

Bu noktada belki de kendimize sormamız gereken soru; Bu kahredici engele rağmen her birimizin yapması gereken şey ne? sorusudur. Bu soru, aileleri ve eğitimcileri merkezde, birbirinden farksız olarak, öğrenmeyi geliştirmek adına yapılabilecek her şey için bir araya getirir. Ulusal çaptaki yoksulluk problemi için bir gecede bulunabilecek bir çözüm yoktur belki, fakat eğitimciler herkesin doğru yönde konumlanmasına yardım edebilirler. Tüm bunların ardından eğitim; gelişme, öğrenme ve öğrencilerin, olabileceklerinin en iyisi olabilmesi adına bir şans olmaya başlar. Ve bizler bunun için hala çabalamıyorsak, o halde biz hala yanlış yoldayız demektir.

Biliyoruz ki maddi yetersizlikten kaynaklı fakirlik, çocukların beyin gelişimini ve başarısını olumsuz etkiliyor. ASCD’nin Küresel Sosyal Yardım Yöneticisi Sean Slade, yoksulluk problemini doğruluyor ve ümit kırıcı bir hatırlatmada bulunuyor: “ Eğer siz yoksul bir ailede doğmuşsanız, muhtemelen siz de gelecekte yoksul olacaksınız.” Ayrıca sinir bozucu bir yoksulluk paradoksunu da belirtmek gerekir: Yoksulluktan kurtulmanın en kesin yolu eğitimdir; ancak günümüzde, kaliteli eğitime erişim fakirler için çok daha zordur.

Yoksulluğun Öğrenciler Üzerindeki Etkisi Nedir?

Maddi imkânsızlıklar içerisinde yetişen öğrenciler diğerlerinden daha fazla şeyle mücadele etmektedirler. Onlar, sınırsız birçok sorunla yüzleşmektedirler.

*Artan, davranışsal, sosyo-duygusal ve fiziksel sağlık problemleri riski
*Azalan konsantrasyon ve hafıza
*Kaotik ev ortamı
* Daha yüksek, okula ara verme, atılma, devamsızlık ve okulu bırakma oranları
* Hijyen azlığı ve beslenme yetersizliği
*Okul hazırlığının tam olmayışı

Tüm bunlara ek olarak yoksul muhitlerdeki okullar, kötü ve eksik donanımlı, personel sorunundan daha fazla muzdariptir. Düşük gelirli okullarda öğretmenler çok iyi niyetli olsalar bile daha fazla yıpranmaları nedeniyle, genellikle başarı farkını kapatmak için gereken tecrübeden ve araçlardan yoksundurlar.

Eğitimciler Nasıl Yardımcı Olabilirler?

Acımasız gerçeklere rağmen, yardımcı olabilmek adına eğitimcilerin yapabileceği şeyler var.

1.Kendilerini Eğitme. ASCD’e göre,  2015’teki Sempozyumda bulunan bütün çocuklar üzerine düzenlenen raporda, “ Eğitmenler, yoksulluğu ve yoksulluğun öğrencilerin öğrenme yetenekleri üzerine etkisini daha iyi anlamalılar. Böylece eğitmenler, öğrencileri motive edebilirler ve onları uygun öğrenme pratiklerine daha iyi adapte edebilirler.”  Eğitmenler, eğitimdeki güncel trendler konusunda profesyonel gelişim seminerlerine katılarak, ünlü dergilere ve bloglara abone olarak kendilerini geliştirebilirler.

2.Güvenli Bir Öğrenme Ortamı Oluşturma. Öğretmenler belki öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarını değiştiremeyebilirler veya öğrenciyi kaotik ev ortamından alamayabilirler. Fakat sınıflarında güven, iyilik ve anlayış üzerine güvenli ve besleyici bir öğrenme ortamı oluşturabilirler. Öğrenci velileri de bilmeliler ki eğer daha fazla başarı elde etmeyi umuyorlarsa bu, daha bazla başarıyı uman öğretmenlerle birlikte gerçekleşmektedir. Bir zamanlar Frederick Douglass’ın dediği gibi, “Mücadelenin olmadığı yerde gelişim olmaz.” Eğitimciler öğrencilere mücadele ruhu kazandırarak, öğrencileri kendilerince yapabileceğine inandıkları şeylerin daha fazlasına ulaşmaları adına cesaretlendirmeli ve çabalamaya sevk etmeliler.

3.Öğrencilerle ve ailelerle güçlü ilişkiler geliştirme Boise Eyalet Üniversitesi Doç Dr. Kathleen Budge’in tavsiyesine göre eğitimciler,  öğrencilerini daha iyi tanıyarak ve kendisinin alışık olmadığı koşullarda yaşayan aileleriyle ilişkiler kurarak çocuklardaki kalıplaşmış hasarları belki ortadan kaldırabilirler. Ellerini ailelere nezaketle uzatarak ve onlara samimi bir ilgi göstererek öğrencinin başarısını arttırması için ailenin yeni yöntemler keşfetmesine yardımcı olabilirler. Ailelerde sosyal becerilerin gelişmesine yardım ederek ve onların yüksek beklentilerini dengeye getirerek çocuklarıyla güçlü ilişkiler kurmanın onlar için ne kadar önemli olduğunu anlamlarını sağlayabilirler.

4.Pozitife Odaklanın Missouri Bölgesindeki Jennings Okul’unun Başsorumlusu  Tiffany Anderson eğitmenlere, “Velilerle konuşurken konuşmanızın arasına okulun maddi kaynakların yetersiz olduğunu ve ailelerin de yeteri kadar destek olmadığını sıkıştıramazsınız. Bu söyledikleriniz gerçekler olabilir. Fakat biz, sınıfımız içerisindeki ortamı yardımlar aracılığıyla bir şekilde fırsat ve erişim yetersizliğini indirgemeye çalışarak dengeleyebiliriz.” demektedir.  Eğitmenler kısır tartışmalara girme dürtülerini, öğrenciler, veliler ve eğitim sistemi hakkında sert tutumlarda bulunmaya karşı isteklerini frenlemek zorundalar. Bu tartışmalar iyilikten çok zarar verir. Eğitmenler her zaman öncelikle sorunun kaynağını anlamaya odaklanmalı ve ardından da problemi çözmek adına üzerine düşeni yapmalı, sorumluluğun diğer yönlerini paylaşan kişilerle de diyalogunu canlı tutmalı.

Toplum hepimize aittir. Öğretmek,  küçük küçük de olsa her gün yaklaşık bir milyon kadar problemi çözmek anlamına geldiği için bazen geniş resme bakmayı unutabiliriz. Fakat biz öğrencilerin perspektifinden bakmaya çabalarsak eğer, o zaman onların yararına iyi bir şeyler yapma yolunda ilerleyebiliriz belki.

https://www.scilearn.com/blog/poverty-crisis-in-education?utm_source=feedblitz&utm_medium=FeedBlitzRss&utm_campaign=scilearn

Leave a Reply


Başvuru Formu